« Önceki |
Gözlerim sensizlik çukuruna dalıyor
Hasret rüzgârı geliyor ve götürüyor beni
bilinmeyen bir diyara...
Kendime gelmeye çalışıyorum gelemiyorum
Yardım istiyorum yüreğimden
Beni hayal olmaktan kurtarsın
gerçeğe çevirsin diye...
Ve kendime geldiğimde
Ben buradayım ama yüreğim...
Ucu görünmeyen korkunç bir uçurumun kenarında…
Ben hep on yedi yaşındayım…
Demir kapının her açılışında, her ayak sesinde,
İçime sığmaz yüreğim…
Her türlüsünü yaşadım acının ve ızdırabın,
Yalnız seni özlerken kendimi yenemedim
Çünkü senden gayrısı haram…
Şu metrisin önü bir uzun alan,
Yalnız seni sevdim, gerisi yalan…
Cigara çekmedi canım hiç, çıkarken havalandırmaya,
Olmadı avluda atılmış voltam hiç,
Hele masmavi bir denize atılmış voltam hiç…
Hiç mi hiç…
İçeride bıraktım dünyayı parmaklıklarla bölünmüş olarak…
Görmeye alışık gözleri ve senin için yazdığım şiirleri,
Sözleri, sana olan aşkımı…
Defterlere değil metrisin duvarlarına yazdım,
Uykusuz geçen gecelerde akıllara zarar…
Kıramazdı beni duruşmalarda kırılan kalem,
Senin görüşlere gelmeyişin kadar…
Şu metrisin önü bir uzun alan,
Bir tek seni sevdim, gerisi yalan…
Parmaklıkların elime bulaşan pası,
Havalandırmadan gelen helâ kokusu…
Işıksız ve ufuksuz hücremde, gözlerim kuvvet kaybındaydı…
Bir şişin ucundaydı ölümün kokusu ve özgürlük kravatlıların avucundaydı…
Bir kazaydı gelişin ya seni sevişim…?
O Bir Masaldı…
On yedi yıl, on beş gece bir ranzaydı yattığım…
Herkesin hayal meyal hatırladığı
Bir
İlk bakış vardır...
O güne kadar tanımadığı bir duyguyu yaşatan
Bir
İlk bakış...
Büyüdükçe yüzler silinir, o ilk bakışın anlamı da başka bir yere yerleşir...
Sonra; gözlerimizde bir an yanıp sönen uçucu bir ışıkla anlatırız
İlk aşkımızdan anımsadıklarımızı...
O bir daha ele geçirilemeyecek olan masumiyeti...
Saf, acısız, vurdumduymaz;
Sahip olmaya, alıkoymaya çalışmayan,
Kendini olduğu gibi ifade edebilen,
Bütün içtenliğiyle olduğu gibi olabilen;
Hırsların, tasaların, yasaların ve paranın olmadığı,
Oyuncağını ya da kalemini paylaşmanın dışında sorumluluklar içermeyen aşk...
Böylesi bir olgunluktan dolayı da özgür bir aşk...
İlk aşkın dokunuşunu, duygusunu, heyecanını
Hep anımsamaya çalıştık...
Ve her şeye rağmen hep bir yanımızı
Çocuk olarak savunup sakladık…
Çağırdığında yanında olan ama aslında asla ulaşamadığın, sahip olamadığın...
Gözlerime bakma, affetmem, unutulmazın olurum aklından çıkaramadığın,
Eğer baktıysan da sakin kaçırma gözlerini, cesaretsizlikle suçlarım...
Geçmişine hapsedersen beni, geleceğinde göremezsin, uçar gider seni bensiz bırakırım...
Sonralarıma karışma, bu benim hayatim, ben yolumu her şekilde bulurum...
Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz, bugün varım, yarin birden yok olurum...
Sevme beni, yoğun duygularımda kaybolursun, tutuştururum...
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum...
Çözmeye çalışma sakin, seninle karışır iyice kördüğüm olurum...
Anlama beni, ben kendimi anlarım, ben böyle mutluyum...
Askı yaşatmamı isteme asla, ben aska yıllardır inanmıyorum...
Güveniyorsan kendine inandır beni askın varlığına, sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki, vazgeçemezsin, tutkun olurum...
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakin bırakma beni, tüm tutkularım ve gücümün arkasında, hala minik bir çocuğum, büyütemezsen kaybolurum...